8 Eylül 2011

Update

İnsanın hayatı iyi veya kötü yönde birden değişebiliyor. ESOGÜ bünyesindeki odamdan yazıyorum size bu satırları. Bildiğin kocaman oda... 1 normal masa, 1 bilgisayar masası, 1 raflı 1 rafsız dolap, 1 sehpa ve 3 sandalyeli odamda.. 1 telefon ve 1 küçük bilgisayarım ile ben, bütün katta yalnızım ve "Yankı" konulu sarsıcı bir tez yolda diyebilirim. 9-17 memuriyeti de tatmak varmış şu hayatta..

Derecem 6/2...Kadrom 33/a.

Ben yazsınlar diye bekliyorum ama yazan yok hiç. Hayatımda tanıdığım en İstanbul'lu insan olan -2 kendisine gitti Bursa Orhangazi'de iş buldu ve Yalova'da ikamet ediyor şu anda. Evli ve iki çocuk babası.. İngilizce ve Almanca biliyor.

Zaphod desen gitmiş hiyerarşinin köpeği olmuş. 18 mart kafası yaşatılıyor zorla. Trapano ile ziyaretimiz yakındır.

Bir iki post öncesinde ütopik bir iş anlayışından bahseden bonsai midilli de iş buldu. Gayet realist bir büroda... Batık Amerikan gemilerinin parsasını topluyor kendisi. Evet...simsarlığa başladı. Tanıyamıyorum kendisini. Siyah camlı arabalar, siyah giyen adamlar moduna büründü. Sonu hayır olsun.

Şerbetçi de (hayatımda ilk defa bu kalıbı hakkı ile kullanacağım için çok mutluyum) bir arkadaşın açmak üzere olduğu Irish Pub'da çalışacak barmen olarak.. Happy Hour'larımın, günlerimin, gecelerimin geçeceği (Peyote Eskişehir ile paylaşır) bu saçmasapan güzel yeni mekana tüm sevdiklerimi davet etmekten...aramızda görmekten şeref duyar. Herkesi gözlerinden öperim.

ps. Yöneticilik istiyorum. Bomboş oturuyorum odada.

Herkes Yazıyor  © 2009