Beyaz Dut
Bugün hayatımda en çok tanışmak istediğim adam tipi ile tanıştım. Bakırköy Akıl Hastanesi'nde yatmış. Kasten adam öldürmeye teşebbüs eden ve bunu gerçekten yapıp beraat edecek kadar sorunlu bir şahsiyet.
Bugün hayatımda en çok tanışmak istediğim adam tipi ile tanıştım. Bakırköy Akıl Hastanesi'nde yatmış. Kasten adam öldürmeye teşebbüs eden ve bunu gerçekten yapıp beraat edecek kadar sorunlu bir şahsiyet.
Aylar sonra bir post görmenin verdiği heyecan ile satırlarıma sarılan çok sevgili herkes yazıyor okuyucu, yazar ve izleyicilerine selam ederek yazıma başlamak istiyorum. Bugün -2 ile telefonda konuştum. İlk defa bir ankesörlü telefonu arayarak müthiş bir iş başardım. ("American Style" bu tecrübeyi yaşamak isteyenlere numarasını verebilirim.) Direkt aramadım. Önce o beni aradı...sonra dedim "Bu işi başarabilir miyiz sence?" O da... "Neden olmasın?" diyince... Olay orada koptu. Onun da selamı var bu arada sizlere...Gözünde tütüyormuşuz.
Önce Vatan
Haindir ülkemi satan diyorum.
Zalimler ordusu yere serildi,
Önce vatan sonra vatan diyorum.
Toprağını sürdüm ekini biçtim,
Ekmeğini yedim suyunu içtim,
Asker olmak için sıraya geçtim,
Önce vatan sonra vatan diyorum.
Bir elimde silah birinde Kur’an,
Geldi diyorlar bak şehitlik sıran,
Babam bile olsa karşımda duran,
Önce vatan sonra vatan diyorum.
Gözümü kırpar da durursam beri,
Korkar da bir adım atarsam geri,
Kalbime saplayın tüm süngüleri,
Önce vatan sonra vatan diyorum.
Mehmetçik sınırda nöbet tutuyor,
Bütün sevdikleri rahat yatıyor,
Kalbi vatan vatan diye atıyor,
Önce vatan sonra vatan diyorum.
Ağlamasın anam ağlamasın yar,
Vatan için ölmek olur mu hiç ar,
Size ahirette şefaatim var,
Önce vatan sonra vatan diyorum.
DİKKAT: BU GÜZEL ŞİİR HENÜZ TANIŞMA FIRSATI BULAMADIĞIM ŞAİR SN. SEDAT KOCABEY'E AİTTİR. BU GÜZEL POSTU DEĞERLİ ŞAİRİMİZİN BU GÜZEL ŞİİRİ İLE SÜSLEMEK İSTEDİM. KENDİSİNDEN İZİNSİZ KULLANDIM UMARIM HOŞGÖRECEKTİR. ŞAİRİN DİĞER ŞİİRLERİ İÇİN TIKLAYINIZ
Sessizlik var sadece Dedim güzel eller havada yaklaş Organizasyon ustası, kolpa asker Suda Balık yine beceremedi... Yarın öğlen/akşam bakarda son kez bi rakı içelim, müstakbel memur da atlasın gece treniyle işi ne aq... Öyle asker şiirleri okuyacam ki, cüveyni gibi herkes anasına msj çekecek, yandaki teyze gibi herkes dehşete düşecek... the gömleği getirmemişim aq.. zaphod be sen saati ve gelecekleri ayarlarsın...
Karanlık bir gece
Elimde tüfek başımda mihfer
Yanıma yaklaştı güzel bir dilber
Parolayı bilmiyorsan hemen uzaklaş
Dedi genç ve güzel bir kızım
En az senin kadar yalnızım
Bırak elindeki tüfegi
Hatırla o eski günleri
Dedim güzel süngüm namus
Namlum ibret
Askerlik biterse şayet
Ne parola sorarım nede işaret

Ortaya atıp kaçıyorum. Yılın herhangi bir gününde, akşam hava karardıktan sonra, herhangi bir şehirdeki herhangi bir apartmana baktığınızda, ışığı yanan daire sayısı(n), apartmandaki toplam daire sayısının(N) "daima" yarısından az ya da en fazla yarısına eşittir.
Racona uyup matematiksel şekilde de ifade edelim;

Dünyanın birçok yerinde ve özellikle ABD'de gerçekleşen süper olay. Şimdi iyi kötü bir bisikletiniz var. Şehir içinde ulaşımı bisikletle yapmayı seviyorsunuz. Fazla teknik bilgi sahibi de değilsiniz ki olmanız da şart değil ama olsa daha iyi olur çünkü sevdiğiniz şey hakkında fazla şey bilmemek ayıp kaçar. Bulunduğunuz şehirde de, hatta mahallenizde böyle müthiş halka açık atölyeler var. Tamamen gönüllüler sayesinde ayakta kalan, masrafların paylaşıldığı organizasyonlar. Buraya gidip bisikletinizin tamirini yapıyorsunuz, daha bilgili kişilerden teknik detaylar öğreniyorsunuz, bisiklet tasarımlarını karşılaştırıyorsunuz, yedek parça temin edebiliyorsunuz hatta bisiklet takasları yapabiliyorsunuz. Ayrıca tüm bunların yanında oraya gelen insanlarla(bunlar aynı mahallede oturup sık sık gördüğünüz ama hiç tanışmadığınız kişiler olabilir) sosyalleşiyor, hatunların bisikletlerine yardım edip gönüllerini kazanıyorsunuz. Türkiye'de böyle birşey var mı diye araştırdım bulamadım. Bence Eskişehir'e çok yakışır böyle bir olay. İnsanlar başlamak için biraraya gelemese bile belediye önayak olabilir. Bu linkte ABD'deki atölyelerden birinin websitesi var. Bu linkte de tüm dünyadaki atölyelerin sıralı tam listesi var. Tabii önce milleti bisiklete alıştırmak lazım. Maraş'ta 1 kişi bile binmiyor lan.
Ya o kadar umurumda değil ki artık milli takım, bu kadar olur. O kadar ki bu kadar olur yani. Neyse, rakibin futbol oynamasına engel olmaya çalışan, bunu da başaramayan öyle düz bir takımız resmen. Bazı tespitlerim var ve buraya yazmaya karar verdim ki, gelecekte oğluma “işte baban böyle bir sitede istediğini yazar, çizerdi. Öyle muhteşem bir gücü, hitabeti, insanlar üzerinde etkisi vardı ki millet sıraya geçer taşaklarını yalardı” derken bu yazımı da diğerleri gibi gözüne gözüne sokayım.
Neyse dediğim gibi işte milli takım o kadar umrumda değil ki tespit bile yapmaktan vazgeçtim. Ama iki kelime de etmeden duramıcam;
Bu arada kusura bakmayın sevgili blog yazarları ve takipçileri; bu aralar çok sık yurtdışına seyahat ettiğim için yazmaya çok zaman ayıramadım yae. Ama en yakın zamanda bir iphone 4 edinip “şu an Budapeşte’deyim. Hatunları çok cıvırmış, kaleler falan…” diye sizlere YURTDIŞI izlenimlerimi aktarıcam.
Öpüyorum hepinizi. Hastasıyım...
Adam tekerlekli sandalyesiyle asansöre doğru yaklaşır. Kadın bunu görmesine rağmen kapıyı kapar. Adam sinirlenir. Ve harekete geçer...
Herkes Yazıyor © 2009